Ana sayfa
Biyoğrafimiz
Hizmetlerimiz
Çalıştığımız Kurumlar
KişiselGelişim İşverenler İçin Yöneticiler İçin
Erkekler İçin
Bayanlar İçin
Öğrenciler İçin Psikoloji
Güzel Sözler
Fıkralar
Resimlerin Dili
Fotoğraflar
Karikatürler
Bilgi Dünyası
Biliyormusunuz? Testler
Mantık Soruları
Sorularınıza Cevaplar
Reklamlar
Ulaşım

 




  
 

  

ARA DANIŞMALIK MERKEZİMİZE HOŞ GELDİNİZ

ŞİFALI BİTKİLER
İsmail Deniz

ETERİK YAĞLI BİTKİLER

Tabiatı hem çeşitli renkli bitkileri sergileyerek sanatını gösterdiği bir teşhirgâh, hem Şâfî (şifa verici) isminin tecellilerini gösterdiği bir eczahane, hem de Rezzâk (rızık verici) isminin gereğini yerine getirdiği bir gıda ambarı olarak yaratan Rabbimiz, hiçbir hastalığı çaresiz bırakmamıştır. Bunun farkında olan birçok araştırmacı, ilkçağlardan beri bitkilerin bu hususiyetlerini araştırmaktadırlar.
Şifalı bitkiler arasında bazıları aromatik (kokulu) özellikleriyle doğrudan sinir sistemine tesir ederek hastalıkların tedavisinde kullanıldığı gibi, çay demler gibi, sıcak su ile damıtılarak uçucu esansların suya geçmesiyle elde edilen sıvılarıyla da, oldukça tesirli bir şekilde kullanılabilir.

Bir Akdeniz ülkesinde (meselâ Türkiye'de), tatilini geçirmiş bir turist, lâvanta çiçeği, defne, biberiye ve yabanî nane gibi maki bitkilerinin kokusuyla tanışma fırsatı bulmuş demektir. Bu râyihâ o kadar kuvvetlidir ki, ciğerleri temizler ve nezleyi tedavi eder. İşte bu husus ağırlıklı olarak, yaban nanesinden kaynaklanmaktadır.

NANE 

Nane bitkisinin kurusunu yemeklere lezzet vermesi için kullanmak dışında, çoğumuz bu şifalı bitkinin ne işe yaradığının farkında bile değilizdir. Halbuki tabiatta sayısız nane çeşidi vardır ve tesirleri o kadar çok yönlüdür ki, henüz 9. yüzyılda bu konu ile ilgilenen Reichenay Adası'nda yaşayan Hristiyan din adamı Walahfried Strabo'dan şu ifadeler rivayet edilmektedir: "Tabiatta var olan nane çeşitleri ve bunların tesirlerini sayabilen bir kişinin, Kızıl Deniz'de ne kadar balık yüzdüğünü bildiği kabul edilir."

Nane, sulak alanlar ve çay kenarlarında, çayırlardaki küçük akarsu kenarları gibi, yakınında su bulunan her ortamda görülebilir. Türkiye'de yedi türü bilinmektedir. Uzunca yapraklara ve pembemsi çiçeklere sahip, bir metre uzunluğa ulaşabilen bu bitkiden yayılan konunun özünü, müessir madde olan mentol teşkil etmektedir.

En fazla mentolü, İngiltere'de üretilen ve ilk defa 1696 yılında sözü edilen kültür nanesi (Mentha piperita) ihtiva etmektedir. Bundan dolayı bu nane türüne, İngiliz nanesi de denmektedir.

Bu kültür nanesinin kurutulmuş yapraklarından, her vakit içilen çay ve taze yapraklarından ise uçucu yağ elde edilmektedir. Buharlı damıtma usulüyle, yaklaşık 50 kilogram naneden bir kilogram nane esansı kazanılmaktadır.

Solunum yollarını temizleme konusunda mentolün tesiri; hem eski çağ tıbbı, hem de modern tıp açısından çok iyi bilinmektedir. Ancak bu harika esansın kullanımı bununla sınırlı değildir. Meselâ şakaklara sürülen bir damla mentol baş ağrısına iyi gelmekte, hattâ sinir ağrılarını tedavide başarılı neticeler vermektedir. Spor yaptıktan sonra, inceltilmiş nane yağıyla yapılan masaj, gergin kasları gevşetir; yağışlı ve soğuk havalarda sauna banyolarında demlendirilerek suya geçen bu yağ, bağışıklık sistemini takviye eder ve kişiyi soğuk algınlığından korur. Krem olarak veya kompres şeklinde ise kaşıntıyı giderir. Dahili olarak alındığında bu nane yağı, her çeşit sindirim rahatsızlığına iyi gelir; mide krampını, gazı ve sancıyı giderir tembelleşmiş safrayı ve karaciğeri uyararak harekete geçirir. Nane yağının aynı zamanda teskin edici tesiri de vardır; kalb çarpıntısını sakinleştirir ve asabî gerginlik hâlinde kişiyi rahatlatır.

Yabanî nanenin içinde mentolden başka, diğer eterik yağlar olarak pinen, limonen, phelladren, menthon, terpenler ve türevleri; ayrıca tanen, yağ, klorogenik asit ve flavonglikozitleri bulunur.

Ancak mentol kullanımında dikkatli olunması gereken bir husus daha vardır: Bazı insanların bünyeleri bu maddeye karşı çok hassas olabildiği için, ya düşük dozda kullanabilirler veyahut bütünüyle alerjik reaksiyon gösterirler. Nane yağı ayrıca benzer tesir gösteren başka bir ilâç tedavisine paralel olarak kullanılmamalıdır. Bebek ve küçük çocuklarda da tek başınıza mentol kullanmaktan kaçınınız, çünkü bu gibi durumlarda aşırı doz alımından dolayı ölüm vak'aları görülmüştür! Bu sebepten dolayı çocuklar için, daha yumuşak tesiri olan uzun yapraklı diğer bir nane türü olan tüylü nane'nin (Mentha longifolia) yapraklarından elde edilen esansı kullanmak daha iyi olur. Bu yaban nane, biraz daha az mentol ihtiva etmekte ve çocuklar taze aromasından hoşlanmaktadırlar. Ayrıca balık yağında olduğu gibi içirmek için bir mücadele ortaya koymak da gerekmiyor. Mentha pulegium ilmî ismi ile bilinen ve sürünücü bir özellik gösteren yarpuz da bir nane türü olup, küçük oval yaprakları ve bu yaprakların koltuğundan çıkan çiçekleri ile yakıcı kokusuyla dikkati çeker. Bu türün damıtılmasından elde edilen ve filiskinyağı adıyla anılan uçucu yağın içinde pulegon maddesi vardır. Bu yağdan da balgam söktürücü ve âdet düzenleyici olarak istifade edilir.

MERCANKÖŞK
Mercanköşk (Origanum majorana) Türkiye'de yetişmekle birlikte, vatanının Orta Asya ve Mısır olduğu söylenmektedir. Antik Çağ Tıbbı'nda bile mercanköşkün mide ve bağırsak ağrılarına iyi geldiği bilinmekteydi. Orta Çağ Avrupası'nda manastırların bahçelerinde yetiştirilen ve aynı zamanda baharat olan bu şifalı bitki, zamanla bütün Kuzeybatı Avrupa'da tanınmıştır. Batı kültüründe mercanköşkü, baharat olarak sucuk yapımında yaygın bir şekilde kullanılmaktadır.

Faydalarına gelince, mercanköşkü iştahı açar ve hazmı kolaylaştırır; hattâ bu yüzden ağır ve yağlı yemeklerde hafifletici baharat olarak kullanılır. Hazmı kolaylaştıran özelliği, % 60 nispetinde taşıdığı uçucu eterik yağlardan ve tanenlerden ileri gelir. Bu eterik yağların % 2' si ise terpinen ve terpineol maddelerinden oluşur, Bu madde, daha fazla mide asidi, yağ çözen safra asidi ve albümin ayrıştırıcı pepsin üretilmesi için vücudu harekete geçirir. Bunun için bu madde, mide zarındaki ince hassas sinirleri uyararak hazmı kolaylaştırır. Bu uyarı üzerine vegetatif sinir sistemi, ince kan damarlarını açarak, mide ve bağırsakta sindirim salgılarını harekete geçirir. Bu yüzden gaz giderici olarak kullanılır. Ayrıca idrar söktürücü ve sakinleştirici tesiri de bilinmektedir. Ancak dikkat! Kim hassas bir mideye sahipse, aşırı miktarda mercanköşk almamalıdır.

Bu şifalı bitkinin taze olanı tercih edilmeli ve sadece birkaç dakika kaynatılmalı. O zaman aroması kuvvetli olup tesirli maddeleri de uzun süre kalıcı olabilmektedir. 

 
  < Bugün: 87 kişi - Toplam: 1932 kişi >